Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

oldukça sıradan

ne denir, bilirsiniz işte.. uzun zaman boş kalan insanlar kendilerinemutlak bir meşgale arar..

Mayıs 2007 tarihli yazilar Mayıs 2007 tarihli diger ogeler resimler , videolar

dilimlerivayesev5764_03 herkes kadar sıradandı önceleri: uykumun herhangi bir yerindeki herhangi rüyalarım..

sonraları tatlı bizli rüyalarım oldular. “biz” neydi? biz ne zaman “biz” olduk ki? ve nasıl “ben” oldum geri?

daha da sonraları sevimlinin de sevimlisi rüyalarım oldu. “sevimli” neydi? yada sevimsiz?

şimdi mi? rüya görmüyorum. ama ne yalan söyleyim, rüyalarımdan çok uykularımı özlüyorum..

en büyük gösteri

 herşey tastamam, pusulalar,haritalar yanımda.. ama yollar karışık, varamıyorum sona..

yamalı ömür tahtası benimkisi..

Bugün..
öyle birgün işte..
uzaktan şöyle bir bakınca güzel,
kendi içime dalınca yine aynı..
aslına bakarsan hep aynı,hep eksik..
dün eksik, bugün eksik..
yeter artık getir benim eksik parçamı!
dön demiyorum,
gel demiyorum..
tek dediğim
geri ver götürdüklerini..

- kahrolsun beyaz atlı prensler, yaşasın yaya krallar..

kucukprens Pek hesaplı ince iş..

Para, para, para.. varlığın bir dert yokluğun ayrı dert. Geç bunları anam babam. Parasız da saadet oluyor.. ülkemin dağlarında ve ovalarında göz kırpmalar banknot, gülümsemeler bozukluk olarak geçiyor. Yürekten bir “merhaba” bütün hazinelerden çok değer buluyor.

Altına atını çekmiş,hafiften toy prensleri bekleyen salak kızlara bir gönderme yapacak değilim ama şu da biline: prenslerin altın keselerinin ağızları, hep çengelli iğnelerle tutturulur. Ve hırslı olanların hep canı yanar..

Neyse efendim konuyu saptırmamak lazım. Ne diyorduk; pek hesaplı ince iş(!)

“Samimiyet” ölmüş buralarda. “değer bilme” can çekişiyor. “sevmek”ten söz dahi etmiyorum. Karşındakine üç-beş parça hediye alınca, kendini matah bişi zannediyor bazıları. Güzel mekanlarda oturulup, güzel yemekler ısmarlanınca tüm görevler yerine getirilmiş oluyor. Artık karşındakine istediğini yap, gık-guk etmeye hakkı olmuyor. Bu muhterem zatlar karşısındakinin ne istediğinden bihaber elinden geleni yapmış oluyor.. ama karşıdaki “hediyelerini ve siluetini çek hayatımdan” derse kıyamet kopuyor. Bunlar kayıtlara “yaşanmışlıklara ihanet” olarak işleniyor ve dahası kişi “yenisiyle değiştirilmek” suretiyle cezalandırılıyor. Hoş hangisinin cezalandırıldığı da tartışılır ya..

Neyse efendim, lafı uzatacak değilim. Her zamanki gibi “neyse ve herneyse”..

Pek hesaplı ince iş bunlar.. benim aklım ermiyor fazlasına. Ben ülkemin dağlarında ve ovalarında mitingler düzenlemeyi bilirim.. Ceplerinde “samimiyet” taşıyanlarla beraber, avazım çıktığınca bağırmayı bilirim.

Ve bence bunu siz de bir kez söyleyin:

- kahrolsun beyaz atlı prensler, yaşasın yaya krallar..